Aşırı kiloları yüzünden hayatı adeta kabusa dönen Rachdi, kilolarından kurtulmaya karar verdi ve bıçak altına yattı.Sağlıksız beslenme ve abur cubur yeme alışkanlığı nedeniyle aşırı kilo alan ve bu yüzden dışarıya bile çıkamayacak hale gelen genç kız, okulunu ve işini bırakmak zorunda kaldı.

Amber Rachdi'nin doktorları, "Bu kilolarla 30 yaşına kadar yaşayamazsın" deyince genç kız ameliyatın kaçınılmaz olduğunu anladı.Ameliyat ve kilo vermek için sarfettiği çabaların ardından Amber Rachdi yaklaşık 200 kilo verdi.

Düşünce gücünden destek almadan hedefe ulaşmak yani kilo verebilmek mümkün değildir. Bilinçaltı programlarını değiştirerek, kolektif bir şekilde çalışarak mücadeleye girmelisiniz. Ancak bu şekilde başarılı olabilirsiniz. Beynin tepki göstereceği bir dilde, onun desteğini almadan, beyne rağmen zayıflamak mümkün değildir. İnsan beynindeki programları değiştiremiyorsa, diyet programını bir iki ay uygulasa da bir süre sonra tekrar yaptığı hatalara geri döner. Bu nedenle sıkı diyet yapanlar önce kilo verir, ardından yüzde 90’ını geri alır. Burada yapılması gereken en önemli şey, beynin programlamasını değiştirmek yani işi beyinde halletmektir. İlk olarak “Zayıflamak” cümlesini hayatınızdan çıkarın. İdeal vücuduma ulaşacağım” cümlesiyle yola çıkın. Çünkü beyne “zayıfla” dediğiniz zaman, beyin hemen bariyerler koyar, bazı sınırlar çizer ve kendini kapatır. Kısacası kendini korur. Çünkü beynimizin ilk görevi bizi korumaktır, bizi hayatta tutmaktır. Dolayısıyla zayıflamak kelimesi, beynimizin programlamasına aykırıdır ve buna karşın refleks olarak beyin bizi korumaya çalışır, yediğimiz yiyeceklerin kalori miktarını düşürdüğümüz halde kilo vermemizi engeller, kilo vermemize direnç gösterir. Zihninizin programlarını değiştirirseniz hedefe ulaşırsınız. Yani zihinsel gücünüzü yönetmeyi öğrenmelisiniz. Bunu başardığınızda kalıcı olarak kilo verebilirsiniz.

İdealinizdeki vücut yapınızı gözünüzde canlandırın. “İnsanlar sizi nasıl takdir edecek, yorumlar nasıl güzel olacak, giyeceğiniz kıyafetler nasıl duracak?” Tüm bunları gerçekmiş gibi canlandırıp yaşar, dokunacak gibi hissederseniz, beynin de rızasını alarak bu işe koyulmuş olursunuz. Bu durumda siz mutlu olursunuz. Dolayısıyla beyin de mutlu olur. Hedefinizdeki vücudunuzu ona ulaşmışsınız gibi zihninizde canlandırın. Bunu beyninizde canlandırıp sürekli tekrar ederseniz bilinçaltınıza bunu kabul ettirmiş olursunuz. 

Birçok insan spora başladıktan birkaç gün sonra sporu bırakır. Çünkü bu insanlar kendilerine çok yüksek hedefler koyar, çok kısa sürede ideal vücutlarına kavuşacaklarını düşünürler. Bir iki egzersizle yorulmaya başladıklarında beyinleri devreye girer ve negatif mesajlar gönderir. Ve mazeretler ardı ardına sıralanır: ‘geç uyandım, şimdi çok işim var, yorgunum, yarın şöyle, böyle….’ Halbuki öncelikle ‘spor yapma alışkanlığı kazanacağım’ diye başlansa bu yorgunluklar, bu mazeretler ortaya çıkmaz. Büyük hedefler belirlemeden, her gün küçük küçük adımlar atarak spor yapma alışkanlığını kazanmalısınız. Buradaki amaç sporu yaşam şeklinize ilave etmektir. Bu alışkanlığı kazandığınız zaman günbegün çıtayı yükselterek birkaç ay içinde ideal ritmi yakalayabilirsiniz. Bunu yakalamak için kendinize ve vücudunuza zaman tanıyın.  

Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Email
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.